Genç Kız Kalbi
“Kader, hareketlerimizin kötü sonuçlarına kendimizin verdiği bir isimdir.”
“Evlenirken araştırılan şey, yalnız mevki, servet ve namus meselesidir; ahlak, davranış, ilgiler ve fikirler bizim için o kadar önemsiz şeylerdir ki sözü edilmeye bile layık görülmez. Düşünmezler ki hayat yalnız bunlardan ibarettir.”
“Mesela evimizi kiraya vereceğimiz zaman meraklı olanlarımız bizzat işe girişir, gider kiracıları görür, konuşur da sonra sevgili, kıymetli evladını kocaya vereceği zaman çoğunlukla yalan olduğu ortada olan başkalarının tanıklığı, başkalarının araştırması, başkalarının yol göstermesi ile yetinir.”
(Genç Kız Kalbi, Mehmet Rauf)
Yazar: Mehmet Rauf
Hazırlayan: Selda Şen
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Pervin; özgürlüğüne düşkün, tahsilli ve ailesi tarafından iyi yetiştirilmiş, İzmir’de yaşayan genç bir kızdır. Hayattaki amacı İstanbul’u ne yapıp edip görmek ve orada yaşamaktır. Çünkü bir insanın mutluluğa ancak İstanbul’da ulaşabileceğine inanmaktadır. Çevresindeki insanlardan duyduğu İstanbul silüeti ve semtlerinin güzelliği onda büyük bir heyecan yaratmaktadır.
Bu isteğinde ısrarcı olan genç kız, İstanbul’da yaşayan amcasının yanında yazı geçirebilmek için babasını ikna eder ve İstanbul yolculuğu başlar. Kitap ise Pervin’in İstanbul’a geldikten sonra günlüğüne yazdığı yazılardan oluşmaktadır.
İstanbul’da kalmaya başladığı ilk günlerden itibaren büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Pervin, İstanbul’un aslında hiç de duyduğu gibi bir şehir olmadığını daha ilk günden hisseder. Oysa
Pervin, her genç kız gibi sevmek ve sevilmek istemektedir ve İstanbul’a onu anlayacak bir erkeği bulma umudu ile adım atmıştır.
Yanında kaldığı amcası ve ailesi ise kendi ailesinin tam zıttı karakterlere sahiptirler. Amcası okumamış, kendi isteklerini önemseyen bencil bir babadır. Pervin yaşamaya başladığı
İstanbul’daki bu evde yozlaşmaya, amcasının eşine ve kızına yaptığı baskıcı tavırlara şahit olmaktadır. Kendi ailesindeki samimiyeti, birbirleri için yaptıkları fedakarlıklara kıyasla bu evde
kaos, kıskançlık, dedikodu ve nefret havası hakimdir. Ve işin kötü kısmı ise aile bireyleri bunu olağan karşılamaktadırlar.
Pervin’in İstanbul’daki sıkıcı hayatı eve uğrayan yengesinin akrabası olan uzun boylu ve düzgün fizikli, genç şair Behiç Bey ile tamamen değişmektedir. Geçen zaman içinde Behiç Bey ile daha çok vakit geçirme, sohbet etme fırsatı bulan Pervin, bir taraftan da ailesinden kendisine münasip gördükleri, mevki sahibi bir eş adayının haberini alır.
Bu dönemin sosyo kültürel ve geleneklerine göre bir genç kızın bir erkek ile vakit geçirmesi hoş karşılanmaz iken Pervin, bu evde beğendiği beyefendi ile konuşarak aşık olunabileceği fikrini tam anlamıyla deneyimlemektedir. Ailesi ise her ne kadar ileri görüşlü olsalar bile kızlarını onun hiç tanımadığı bir adam ile evlenmesini doğru karşılamaktadır.
Peki sizce romanın sonunda Pervin’in genç kalbinin duyguları ve aşık olmak hakkındaki düşünceleri, zamanla vakit geçirerek tanıdığı bu adama aşık olmasını haklı çıkaracak mı? Yoksa
kendini yetiştirmiş, eğitimli ya da eğitimsiz her genç kızın günün sonunda çevresinin tanıyıp onayladığı bir beyefendi ile evlenmesi kaçınılmaz bir son mudur?
Serveti Fünun döneminde yazılmış bu roman okuyucuya bir kadının evlilik hakkındaki içsel sorgulamalarını, toplumun o dönemde kadına bakış açısını genç bir kızın hayatı üzerinden
anlatır.
En etkileyici kısımlarından biri “Genç Kız Kalbi”’nin bir adamın kaleminden yazılmış olmasıdır. Bu kısa ve sürükleyici romanı okuduğunuzda o dönemde yaşamıyor olsanız bile bugün dahi
kendinizden bir şeyler bulacağınıza emin olduğum, size tanıdık gelecek bu roman için iyi okumalar diliyorum.
Ebru Özden Dağhan
