Sineklerin Tanrısı

“Biz neyiz? İnsan mı? Hayvan mı? Vahşi mi?”

“Belki bir canavar vardır, belki de o canavar biziz.”

“Hangisi daha iyi: Kurallar koyup anlaşmak mı, yoksa avlanıp öldürmek mi?”

(Sineklerin Tanrısı, William Golding)

Yazar: William Golding
Çeviren: Mina Urgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları


Hikayemiz adaya uçak kazası sonucu düşen ve yaşları 6 ile 14 arasında değişen birkaç çocuğun, hayatta kalma ve adadan kurtularak ailelerine kavuşma umudunu işlemektedir.
Adanın farklı yerlerinden birbirlerini bulan çocuklar, adanın zenginliklerinden faydalanmak ve birlikte olabilmenin, ada koşullarında daha güvenilir olacağı düşüncesi ile ortaklık kurması sonucu hikaye başlar.

Yaşça büyük çocuklardan Ralph, lider olarak seçilerek adanın huzuru, çocukların birlikte yaşama düzeni ve en önemlisi kurtuluş planı doğrultusunda gruplar halinde herkese roller verir.
Demokratik oylamayla seçilen lider Ralph, kısa bir süre sonra hemen hemen yaşıtı olan ve karakter yönünden zıttı Jack’in, yönetsel hırsları ve olayları ele alış farklılıklarının yarattığı huzursuzlukları, adayı kaotik bir yere dönüştürür.

Hikayenin katmanları birçok alt metni içerisinde barındırmaktadır.

Ralph için adanın yüksek bir noktasından sönmesine izin verilmeden yanan ateşin elbet fark edileceği ve eve dönüşün gerçekleşeceği o plana sadık kalınması kurtuluşun anahtarı olarak
tanımlanmaktadır. Planın tüm çocuklar üzerinde aynı öneme sahip olmadığı gerçeği ile yüzleştiğinde ise kuralların olduğu bir düzenin gerekliliğini fark etmiş olacaktır. Söz hakkı almak
isteyen çocukların ‘’şeytanminaresi ‘’olarak adlandırdıkları cismi eline aldıktan sonra ancak konuşabildiği, ateşin sönmemesi için gruplar halinde nöbet tutulduğu, avcı ekibinin kurulması ile yaban domuzlarını yiyebilmek gibi birçok işin yapılması için kurallara riayet edilmesi şarttır. Düzenin bozulması ise kuralların uygulanmaması ile kargaşayı doğururken, toplulukların yaşam içerisindeki görevlerinin dirlik ortamlarında düzenli çalıştığını hatırlatmaktadır.

Kitabın yan karakterlerinde de düşünce yapıları ve davranışlarına yönelik derinlikler mevcuttur.

Domuzcuk lakaplı korkak çocuğun uyumlu olma çabası ve bedensel kimliğinin bir grup çocuğun içerisinde barınmasını destekler niteliklere sahip olmaması, ada hikayesini katmanlaştıran bir yapıda karşımıza çıkar. Domuzcuğun Jack’e nazaran iyi niyetli gördüğü Ralph ile yakınlığı, geri planda kalarak kendisine gelecek baskılamanın önüne geçilmesini sağlamaktadır. Ayrıca Ralph liderliğinde, zekasından ve fikirlerinden yararlanılması ona danışman kimliğini yaratmasında yardımcı olmakla birlikte insanın gelişmiş zekasının doğa durumunda ve topluluk sosyolojisi içerisindeki diğer tüm olumsuz faktörlerin nasıl önüne geçmesine katkı sağladığını görmekteyiz.

Bir diğer yan karakter olan Simon ise oldukça sakin, kurallara uymayı seven ve bir çocuğa göre heyacanı ve coşkusu az olan biridir. Grup içerisinde az konuşması, işe yarar olmayı istemesi ve mantığını zinde tutma çabasının onu bir felakete sürüklemesiyle sonlanır. Kitaba adını veren Sineklerin Tanrısını tahayyül etmesi ve büyülenmesi Simonu yalnızlaştırır. Dışsallaşan insanın, topluluk içinde yabancılaşması ve zihninin tuzaklarına düşmesini tasvir eden Simon’un yaşadıkları çocuklar arasındaki gerginliğin başlamasındaki ilk kırılmayı temsil eder.

Jack ise diğer baş kahramanlardan biridir. Erkek ve egemen olmanın ilkel bilincine sahiptir. Avlanma becerisi onu diğerlerinden daha tehlikeli yapmakla birlikte söz geçirme durumlarında da kabalığının yarattığı korkudan beslenmektedir. Çocukların ilk lider olarak seçtiği Ralph ile birlik kurarak daha güçlü ve ezici olma fikri sonrasında, yaşanan gelişmeler münakaşa ve çatışma haline dönüşür. Saf kötülük insanın içinde yeşerttiği kalkan mı yoksa kurtulamadığı biçimi mi sorusunu aklımıza getirir.

Topluluğun yönetilmesi ve görev bilincinin hasıl olması beklenen yerde, mahsur kaldıkları adadan kurtuluş için umut devşirilmesi gereken düşüncelerden uzak, gerilimlerin yoğun, insanın algılayış biçimlerince sert olayların hakim olduğu, geleneksel ada hikayelerinin dışında temposu sonlara doğru artan bir kitaptır.

Sineklerin Tanrısı, yazarın küçük yaşta bir grup çocuğun üzerinden yola çıkarak anlattığı öyküsünün, günümüz toplumunun kutuplaştırıcı ve taraf olmanın getirdiği kabullenmeler ile yaşanan bir dizi felaketi sorgulamamızı sağlamıştır.

Nobel Edebiyat Ödüllü modern klasik eser, okurlarına ufuk açıcı alt metni ve akıcı yazı dili ile keyifli okuma yolculuğu yaşatmaktadır.

Can DAĞHAN